Subat 9, 2009   Ana Sayfa | Hakkımızda |  İletişim | Reklam   
Üye Giriş yadaÜye Ol! 

Yazar girişi veya başvurusu için tıklayınız


Alaçatıda Aşk SİZİN KALEMİNİZDEN

Yazı Boyutu

Tarih : 26.09.2009


Bitti.. Pek bahsediyorlardı ondan. Çok iyiymiş, pek etkileyiciymiş. Kimse kötü konuşmuyordu hakkında. Merak ettim. Aşkın özleminde olduğumdan mı neden bilmiyorum ama, farklı bir meraktı bu. İçgüdülerim ona yönlendiriyordu sürekli.




Bitti…

Pek bahsediyorlardı ondan. Çok iyiymiş, pek etkileyiciymiş. Kimse kötü konuşmuyordu hakkında.

Merak ettim. Aşkın özleminde olduğumdan mı neden bilmiyorum ama, farklı bir meraktı bu. İçgüdülerim ona yönlendiriyordu sürekli. Derken uzun sürmedi tokalaşmamız. 27 Temmuz’da tanıştık. Bir süre baktık yüzlerimize, ben yüzüne dokundum, maviydi gözleri ve aydınlık, siyahtı saçları, araya kırlar karışmış. Havada hoş bir yasemin kokusu vardı.

Başladı anlatmaya, dinliyordum usul usul. Durgundu ve karamsar bir parça. Bazen lafı çok dolandırıyordu. Sade değildi. Ama karmaşık da değildi. Ortada bir yerde dalgalanıyordu; tabi ben de onunla.

Eski aşkını anlatıyordu bana Derin bakışlarında. Su imiş adı. Oysa eski aşkları dinlemeyi sevmiyordum; bilmiyordu. Bana güncel aşk lazımdı.

Derken rahatsızlandı aniden hem de en acısından. Orada biraz ısınmaya başladım ona. Daha bir dikkatle dinliyordum onu. Ama aşk yoktu hala. Neredeyse yarıladı anlatmayı, Alaçatı hep vardı ama aşk görünmüyordu ortada.

Derken birden çıkageldi. Nasıl sevindim, nasıl mutlu oldum. Yüzümde tebessümler oluşuyordu artık Derin anlattıkça. Ama acı gerçeği değiştirmiyordu yüreğinde İmbat esse de. Derin bir sona doğru gidiyordu. Aklı çok karışıktı. O kadar ki, hayatının en büyük gerçeği gözlerinin önündeydi ama görmüyordu. Oysa “Kan tuhaf şeydir evlat, günün birinde aslına döner” demişti Fadime Ana ve ardından Michael. Ama o, hayatının en büyük aşkında ve ölüme mecburlukta, çok derinindeydi bambaşka gel-gitlerin.

Derken bir gece aniden, hiç haber vermeden kucak açtı İmbat’sız denize. Döndü baktı bana “Sonkez” dedi. Hayır diye çığlık yükseldi içimden. Ama sondu, susmuştu artık. İmbat başlamıştı konuşmaya. O konuştukça ben ağlıyordum. Hem de ne ağlamak, derinden sarsılarak. Ve birden İmbat sustu; donakaldım, taş kesildim. Çünkü İmbat hiç yoktu aslında. Alt üst etti beni bu Ege rüzgarı. Derin sustu, İmbat sustu, gözyaşları durdu.

1 Ağustos yaz akşamı, sardunyalı balkonumda, tatlı bir rüzgar havada ve kareli battaniye omuzlarımda. Bir de derin bir boşluk onların suskunluğundan kalan.

Alaçatı’da Aşk. En Uzun Gece’den sonra beni bu kadar ağlatan ikinci kitap.

Saat elifi elifine 00:19
Alaçatı çekiyor beni…

Tebrikler Mehmet Coral.
Olağanüstü…

373 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
1 2 3 4 5 Bu Haber İçin Toplam 2/1 Kere Puan Verildi (Ort:2)
Kaynak: Üye (Esra Özmen)

Kategori ¬ SİZİN KALEMİNİZDEN

Yorumlar ( 0 )

Diğer Yazılar

Kulak Burun Kaziologları

 02.11.2009

Duygusuzlaşıyor muyuz?

 05.10.2009

O Şarkıyı Henüz Yazmadım...

 05.10.2009

Bedensiz Sevdalar

 19.09.2009

İş Görüşmelerinde Sadece Adaylar Kusurlu Olmaz!

 15.09.2009

Hayatımız Kolaylaştıkça Tembelleşiyor muyuz?

 09.08.2009

Uzaktan Kumanda Annelik

 24.07.2009

Her Aldatılan Kadın Gül müdür?

 08.07.2009

Bu Sana Olmaz

 03.07.2009

Nedir Bu Silikon Protez?

 26.06.2009



Ana Sayfa |  İletişim   


Copyright ©2010 Çalışan Kadınlar
Bu web sitesinde E-Veri İçerik Yönetimi Yazılımı kullanılmaktadır.