Subat 9, 2009   Ana Sayfa | Hakkımızda |  İletişim | Reklam   
Üye Giriş yadaÜye Ol! 

Yazar girişi veya başvurusu için tıklayınız


Sihirli Eltezgahı ÜRETİM ÖYKÜLERİMİZ

Yazı Boyutu

Tarih : 23.09.2009 14:21:35


Anne - baba ailem 7-8 kuşak İstanbullu. Anne tarafım mimar, mühendis ve ressam dolu. Baba tarafım doğaya aşık, çiftlik, mandra sahibi.




Anne - baba ailem 7-8 kuşak İstanbullu.
Anne tarafım mimar, mühendis ve ressam dolu.
Baba tarafım doğaya aşık, çiftlik, mandra sahibi.
Ben de bu iki ailenin karışımı doğaya aşık, doğasız yaşayamayan yaratıcı bir kişilik olarak geliştim.
Çocukluğum ve gençliğim 300 sene den beri kalabalık baba aileme ait olan yalı da geçti.
3 yaşımdayken yaptığım Denizanası resimlerimi annem hala saklar.
O zamandan belliymiş bu günlerde neler yapacağım.

Okul hayatımın ilk yıllarından, yaratıcılığımı beslemediği için hiç memnun değildim. Eğitimimi resim üzerine sürdürmeye karar verdikten sonra çok başarılı ve çok mutlu oldum.

Çalışma hayatıma rustik dekoratörü ve ressam Berc Ketchian ile başladım. Yanında çalışırken hem suluboya resim, hem tasarım konusunda eğitim gördüm.
Aynı zamanda Yük. Mimar Melih Koray’ın mimari maket işlerini yaptım.
1985 senesinde fotoğraf çekmeye başladım. Ali Üstündağ’ın firması İLTEK de fotoğraf, multivizyon prodüksiyonu ve grafiklerden sorumlu olarak çalıştım. Bu dönemde Bilgisayar dünyası ile de tanıştım. Teknolojinin gelişmesini yakından takip edip, çeşitli eğitimler alarak grafik programlarını kullanmayı öğrendim.

1990 senesinde baba ailemin evi olan yalıyı bir gemi kazası sonucu elden çıkarmak zorunda kalınca, doğa ile yaşama isteğimi Marmaris’de devam ettirmeye karar verdim. 1993’de Marmaris’in Hisarönü köyü’nün Değirmenyanı mevkiine taşındım. Yaratıcılık ve tasarımlarım konusunda bir saniye bile durmayan beynimi tatmin edebilmem için evimin yanına bir atelye yaptım.
Doğa ve hayvanlarla kucak kucağa yaşamak yaratıcılığımı geliştirmeme yardımcı oldu. Marmaris ve çevresinin güzelliklerinin fotoğraflarını çekerek bu fotoğraflarla, grafiklerimi, broşür, afiş, poster ve T-shirt desenlerimi yapıyorum. Ayrıca web sayfası, mumlu batik ve eltezgahımda dokuduğum dokumalarımı tasarlıyorum.

Dünyanın en eski sanatlarından ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan Eldokumacılığına ilgim Marmaris’e taşınınca daha da arttı.
1994 senesinde Muğla’da, İl Özel İdarenin açtığı kurslardan dokuma ve çözgü eğitimi aldım. Köyümüzün marangozu ile mekikli eltezgahımı yaptık.
Kişisel araştırmalarımla bu güzel işin yurdumuzda ve dünyadaki tekniğini inceleyerek kendimi geliştirdim.
İlk olarak arkadaşımın çiftlik evinin perdelerini dokudum. Bir sene hobi olarak ürettiğim dokumalarım çevremin ilgisi ve istekleri doğrultusunda asıl işim haline geldi.

Tasarladığım ürünleri ev tekstili, giyim aksesuarı ve kupon kumaş olarak dokuyorum. Şallar, pançolar, çantalar, runner, koltuk şalı, yatak ve masa örtüleri gibi...


Dokumada kullandığım ipek, tiftik, yün, keten ve pamuklu ipliklerimi çok çeşitli yerlerden alıyorum. Özel sipariş yaptırdığım iplerde oluyor, köy pazarlarından bulduğum iplerde. Gün geliyor hiç beklenmedik anda karşıma aşık olduğum bir ip çıkıyor ve alıyorum. Çok pahalıda olabilir çok ucuzda.
O ipi alıp eve geldiğim gün uykularım kaçıyor. Sabaha karşı 03:00 de uyanıp yeni iplerimle yeni tasarımlar planlıyorum. Doğada rastladığım renklerle de aynı heyecanı yaşadığım oluyor.Bir kaya ile bir çiçek arasındaki ilişki, kuşun kanadında gördüğüm bir desen ve renk kafamda yepyeni projeler doğurabiliyor. Çok renkli iplerle çalışmayı seviyorum.


Tezgahımdan çıkan her ürünü tasarım olduğu için tek üretiyorum.
Ancak özel siparişlerde devamı olan ürünler dokuyorum.
Aldığım siparişleri, ürünün özelliğine göre iplerini seçip, verilen ölçü ve tercih edilen renkler üzerine desenlerini tasarlıyorum.
Tezgahım mekikli tezgah olduğu için dokumalarımın eni en fazla 80 cm olabiliyor. Yatak örtüsü, masa örtüsü gibi geniş ürünler dokumam gerektiğinde ürünün genişliğine göre 2-3 parçayı özel dikişlerle birleştirerek oluşturuyorum.
İplerin kalitesi ve dokunan ürünün özelliğine göre dokuma tekniğimde özel ahşap mekikler kullanmam gerekiyor.
Şimşir ağacından Tik ağacına, çam dan mağun’a kadar çeşitli ağaçlar kullanıyorum.
Bu mekiklerimin yapımı için birçok marangozla konuştum. Hiç biri mekik yapmaya yanaşmadı. Ya çok zor dedi, ya da çok fazla ücret talep etti . İş başa düştü o gün bu gün mekiklerimi de atelyemde kendim yapıyorum .

Şimdik atelyemi Showroom olarak da kullanıyorum.
Tasarladığım dokumalarım, Marmaris’de “SİİR SANAT
EVİ” inde ; Datça’da “ODA SANAT” da;
İstanbul’da “ANATOLIAN ARTS CLUB” da ve “İSTANBULDAN” da hem sergileniyor hem satılıyor.
Çeşitli El Sanatları Fuarlarına da katıldım
Kendi yaptığım www.esragokcen.com adresindeki internet sitemde de dokumalarımı ve doğadan aldığım ilhamla yarattığım diğer tasarımlarımı sergiliyorum.
Arkadaşlarım bana yaşadığım yer ile ilgili, ” Sıkılmıyormusun burada ? “ diye soruyorlar. Sıkılmak bir yana , gün yetmiyor bazen . Sabaha kadar birşeyler ürettiğim , tasarladığım oluyor.
Bütün bu fonksiyonel yarattıklarım ve bunları insanlarla paylaşmam bana evrende çok önemli bir yerde olduğumu hissettiriyor. Bugüne kadar başardıklarım, kendime olan güvenimi ve yaşama isteğimi arttırıyor. Sevinç, mutluluk ve huzurla yaşıyorum.


1006 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
1 2 3 4 5 Bu Haber İçin Toplam 24/6 Kere Puan Verildi (Ort:4)
Kaynak: Çalışan Kadınlar

Kategori ¬ ÜRETİM ÖYKÜLERİMİZ

Yorumlar ( 0 )

Diğer Yazılar

Pamuk Şekerler Kapışılıyor

 11.06.2009 14:51:46

Reçel Anneler

 12.05.2009 15:30:11

Zuzucan Ailesi

 27.04.2009 18:53:27

El Sanatlarından Bir Demet

 30.03.2009 09:58:21

Orjinal Hediyeler

 09.03.2009 16:34:45

Sevilin Hikayesi

 13.02.2009 16:10:08



Ana Sayfa |  İletişim   


Copyright ©2010 Çalışan Kadınlar
Bu web sitesinde E-Veri İçerik Yönetimi Yazılımı kullanılmaktadır.