İş Görüşmeleri üzerine bilgiler veren bilgeler; hiç bir zaman kendi yaptıkları hatalardan veya yapılabilecek hatalardan bahsetmezler.
Çünkü işi gereği masanın diğer tarafındadır ve bu durum eğer bir maç olarak değerlendirilirse de, direkt 1-0 öndedir.
Bu mesleğin yoluna adım attığım günden bu yana, binlere yakın mülakatta görüşmeci yahut gözlemci olarak bulundum. Yapılan hatalar aslında, iş görüşmesine gelen adayların kendi heyecanlarını yenebilmeleri ile birlikte su yüzüne çıkmaya o kadar müsaittir ki!
Fakat yaptığı başvuru vesilesi ile görüşmeye davet edilmiş olmak; belki de yüzlerce aday içinden seçilen bir kaç kişi içine girmek ve kendini anlatabilmek telaşesi ile etrafında olanı biteni anlamlandıramayan aday, bu yenilgiyi kabul ederek başlar neredeyse, kendisine yöneltilen soruları yanıtlamaya.
Bir İnsan Kaynakları Uzmanı veya Yöneticisinin yaptığı fakat asla yapmaması gereken hatalar nelerdir peki?
-Özgeçmiş incelemeden yola çıkıldığında, başvuru yapmış olan adayın, verdiği ilana uygunluk gösterip göstermediğinden emin olduktan sonra görüşmeye davet etmesi birinci kuraldır.
Örneğin;
Verilen ilanda, ikamet ile ilgili bir detay verildiyse, (Avrupa-Anadolu yakasında ikamet edecek gibi) bir aday ise kağıt üzerinde dahi olsa, aranan tüm özellikleri yerine getiriyor gözükürken, ikamet yeri beklentinizle doğru orantılı değilse, birinci aşamada görüşmeye davet edilmeden yedeğe alınmalıdır.
Neden?
Çünkü sizin için önemli olmayan bir detayı ilanınıza yazmamanız gerekir de ondan! Eğer bu detay sizin için çok önemli ise ve siz bu önemli detaya dâhil olmayan birini görüşmeye davet ettiyseniz, nasıl çözeceksiniz ulaşım problemini? Hatta bu adayın bu problemini düşünmeden, sonraki yönetici ile de paylaştıysanız bilgileri, adayla tanıştırdıysanız eğer ve uygun bulunduysa nasıl çözeceksiniz bu problemi?
Ama şurada oturuyor, yine de bir görün diye davet ettim mi diyeceksiniz, yoksa o güne kadar geçerli olan prosedürleri yıkacak yeni icatlar mı çıkartacaksınız?
Bu sebeple, özgeçmiş incelemesi kıymetlidir ve hakkıyla yapmadan, bir adayı görüşmeye davet ederek umutlandırmaya hakkınız yoktur.
-Özgeçmişleri incelenen adaylar ile sadece iş görüşmesine davet etmek için yapılan bir telefon konuşması belki her iki tarafın zaman kaybına sebep olacak bunu hiç düşündünüz mü?
Nasıl?
Bunun için yapılması gereken en kolay iş, davet etmek istediğiniz adayları arayarak bir kaç kontrol sorusu sormak ve kendisine rahatsızlık vermemek içinde, gelecek günler içerisinde, tekrar arayarak görüşmeye davet edebileceğinizi ve değerlendirmeye adayın dâhil olduğunu söyleyebilirsiniz.
Sorulacak soruların neler olması gerektiği düşünüldüğünde;
-Adayın başvurusunun hala geçerli olup olmadığı,
-Özgeçmişinde bulunan iş yerlerine ilişkin sorular ve elbette ki, ikamet ile ilgili detay
yeterli olacaktır.
Hatta aday ile telefonda yapacağınız konuşma neticesinde; ses tonu, konuşma biçimi, algılama düzeyi, kendisini yüz yüze gelmeden ifade etme yeteneği belirgin düzeyde ortaya çıkabilir ve belki de, istediğiniz koşullara dâhil olmayan bir aday ile yüz yüze görüşme yapmadan kendisi ile ilgili karar verme aşamasına kadar gidebilirsiniz.
Bu kesinlikle böyle olmalıdır demek değil, öncelikle sizin işinizle ilgili yetenek ve becerilerinize bağlı olarak yerleşecek bir çalışma biçimidir.
-Yüz yüze görüşmeye davet edilen her aday ile aynı biçimde görüşme yapmak belki de hedef adayınızın karşınızda oturan kişinin olduğunu anlamadan, onu kaybetmenize sebep olacaktır.
Her pozisyon için aynı türde iş görüşmesi yapmak herkesi aynı şekilde değerlendirmektir, o zaman tüm çalışanların unvanları, meslekleri veya yaptığı işler aynı olmalıdır değil mi?
Adaylar değerlendirilirken, yeterlilikleri masaya yatırılmadan önce, doğru aşamalardan geçerek görüşme süreçleri başlatılmalıdır. Bu hem mesleki açıdan profesyonel yaklaşımdır, hem de aday’a duyulan saygıdır. Aksi olduğu takdirde, adaylar sosyal platformlarda sizlerin sebep olduğu, olumsuz düşüncelerini paylaşacaktır. Diğer bir ayrıntı ise sadece sizin değil, adaylarında İnsan Kaynakları Uzmanlarını kara listeye alma hakları saklıdır.